Eylül ayında takip edilecek önemli gelişmeler:
   
10 Eylül:
 2009 yılının 2. çeyreğinde GSYH, yıldan yıla %7 ile beklentimizle
aynı oranda daraldı.
    Hükümetin vergi indirimlerinin tüketim üzerinde olumlu etkisi görülürken,
ekonomideki daralma yılın ikinci çeyreğinde yavaşlayarak sürdü. 2008 yılı ve ilk
çeyrek verilerinde revizyon yapıldığı görülürken (2008 büyümesi %1.1&rsquoden %0.9&rsquoa,
ilk çeyrek daralması ise %13.8&rsquoden %14.3&rsquoe revize edildi), yılın son çeyreğinde
pozitif büyüme beklentimizi ve yıl sonu için -%4.9 büyüme beklentimizi koruyoruz.
    *10 Eylül: Temmuz ayında cari denge US$ 286 milyon fazla verdi.
Temmuz&rsquoda turizm sezonunun olumlu etkisiyle artan net hizmet gelirleri fazla
kaydedilmesini sağlarken, finansman tarafında ise Hazine&rsquonin dış borçlanmalarının
olumlu etkisi ile net kayıtlı sermaye girişi yaşandığı görüldü. Kısa vadeli portföy
girişinde önceki aya göre belirgin bir düşüş olurken, net doğrudan yatırım girişleri
önceki aya göre arttı, ancak önceki yılın aynı dönemine göre gerilemeye devam etti.
Özel sektörün uzun vadeli dış borç çevrim oranının da %81.3 ile bu yılın en yüksek
seviyesine çıkması net hata noksan kalemindeki -US$ 896 milyonluk çıkışa karşın
resmi rezervlerin US$ 1.1 milyar artmasını destekledi.
   
 14 - 18 Eylül:
 Temmuz ve Ağustos ayları bütçe verileri açıklanıyor.
   
*15 Eylül:
Haziran ayı işsizlik verisi açıklanıyor.
    16 Eylül:
Ağustos ayı tüketici güven endeksi açıklanıyor.
   
17 Eylül:
Merkez Bankası faiz kararı.
Her ne kadar Ağustos ayındaki enflasyon verileri, talep nedenli bir enflasyon
baskısının kısa dönemde sorun oluşturmayacağına işaret etse de, enflasyondaki
düşüş eğiliminin yavaşladığını ve önümüzdeki dönemde dalgalı bir seyir izleyeceğini
gösteriyor. Diğer bir deyişle, enflasyonun 2009 sonunu şu andaki %5.3&rsquolük
seviyesinin yaklaş1k %1 puan üzerinde kapatmas1 olas1l11 hala güçlü görünüyor. Bu
ortamda ne olumlu Austos verisinin ne de enflasyonun önümüzdeki dönemde
artacak olmas1n1n, 2010 sonuna kadar enflasyon hedefinin ulaş1labilirliinin güçlü
olmas1 nedeniyle Merkez Bankas1&rsquonın (MB) Eylül ayında yapmasını beklediğimiz 50
baz puanlık faiz indirimi kararını etkilemesini beklemiyoruz. Takip eden dönemde
para politikası için büyüme verilerinin etkisi ise daha belirleyici olmaya devam
edecek. Ancak büyümede çok olumsuz bir sürpriz yaşanmadığı sürece politika
faizlerindeki düşüşün reel ekonomiye marjinal etkisinin artık azaldığını da dikkate
alarak, Eylül ayındaki indirimin son olabileceğini düşünüyoruz.
   
Eylül ayında izlenecek diğer ekonomik ve politik gelişmeler:
Haziran ayında yayımlanması beklenen ve 2010-2012 yıllarını kapsayacak olan
Orta Vadeli Program (OVP) Ağustos ayında da yayımlanmazken, Ekim ortasında
2010 yılı bütçesinin Meclis&rsquoe sunulması gerektiği ve OVP&rsquonin bütçe için bir alt yapı
oluşturduğu düşünülürse, OVP&rsquonin kanımızca en geç Eylül sonuna kadar
yayımlanması gerekiyor. Hükümetin önümüzdeki üç yıl için ekonomik programını
gösterecek olmasının yanı sıra IMF ile yapılması beklenen olası bir anlaşma ile
ilgili olarak da fikir vermesini beklediğimiz OVP, önümüzdeki dönemde açıklanacak
en önemli resmi doküman olacak.
OVP dışında 6 Ekim&rsquode İstanbul&rsquoda başlayacak olan IMF ve Dünya Bankas1 y1ll1k
toplant1lar1nda IMF ile ilişkiler yak1ndan izlenecek. Bu toplant1lar öncesinde
A.B.D.&rsquonin Pittsburgh şehrinde yap1lacak olan G20 liderler zirvesinde ise global
ekonomi ve krize karş1 al1nan önlemlerin devam1na ilişkin yap1lacak aç1klamalar,
risk alg1s1n1 ve dolayl1 olarak piyasalar1 etkileyebilir.
Dier yandan, Ekim ay1nda yay1mlanmas1 beklenen AB 0lerleme Raporu öncesinde
AB ile ilişkiler konusunda önemli gelişmeler olabilir. 27 Eylül&rsquode Almanya&rsquoda
yapılacak olan federal parlamento seçimlerinde Türkiye&rsquonin AB&rsquoye üyeliğine
karşıtlığıyla bilinen muhafazakâr Merkel hükümetinin, sosyal demokratların
desteğine ihtiyaç duymadan iktidara geçmeleri, Türkiye&rsquonin AB&rsquoye üyeliğini zora
sokabilir.
   
 Son olarak, 1 Ekim&rsquode TBMM yaz tatilinin ardından tekrar toplanıyor. Yeni
dönemde başta bütçe ve Kürt açılımı olarak basına yansıyan demokratik haklar
olmak üzere pek çok konu Meclis&rsquoin gündemini meşgul edecek gibi görünüyor.